USD
EURO
ALTIN

VERİMLİ VE ETKİN DERS ÇALIŞMA

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğrencinin verimli çalışmasını engelleyen faktörler:

  • Düzenli ders tekrarı yapmamak.

  • Zorlanılan derslerin dışlanması

  • Ders çalışmayı sürdürememek

  • Programsız çalışma

  • Dersler hakkında yetersiz bilgi

  • Müzik eşliğinde çalışmak

  • Kararsızlık

  • Televizyon

  • Hatalardan ders almamak

  • Çevrenin çocuktan beklentilerinin yüksek olması

  • Çalışmayı tamamlamadan bırakmak.

  • Aşırı kaygı(Güvensizlik)

  • Çalışma anında hayallere dalmak

  • Yatarak çalışmak

  • Çalışma mekânının düzenli olmaması

  • Motivasyon eksikliği

  • Zamanı denetleyememek

  • Çözülemeyen ailevi veya kişisel problemler

   Sağlıklı bir çalışma sistemi oluşturabilmek için yapılabilecekler:

  • Çalışma odası yoksa çalışma köşesi, dikkati dağıtmayacak şekilde düzenlenmelidir. Dikkati dağıtacak eşyalar odadan çıkarılmalıdır.

  • Çalışmalar programlanmalıdır.

  • Okulda görülen dersler, aynı gün içerisinde günlük tekrar edilmeli, mümkünse konuyla ilgili testler çözme, alışkanlık haline getirilmeli.

  • Sürekli bilinen dersleri çalışmak yerine zorlanılan dersler çalışılmalıdır.

  • En çok zorlanılan ders ve konular günün en fazla verim alınan saatinde yapılmalı

  • Başarıları karşısında çocuğunuzu ödüllendirin

  • Planlanan çalışma tamamlanmadan çalışma bırakılmamalıdır.

    İletişim engeli niteliği taşıyan davranışlar:

    Emretme, gözdağı verme, ahlak dersi verme, öğüt verme, mantık yoluyla inandırma, yargılama, eleştirme, suçlama, övme, teşhis koyma, ad takma, gülünç duruma düşürme, sorgulama, güven vermeye çalışma, teselli etme, konuyu değiştirme, şakacı davranma gibi davranışlar tipik iletişim engelleridir. Çocuklar bu engellerin yarattığı olumsuz duyguların yapıtaşı olduğu bir iç dünyaya sahip olurlar. Sulugöz diye ad takılan bir çocuk, kendisini değersiz hisseder. Sürekli ‘Harika şeyler yapıyorsun’ gibi övme biçiminde engellerle karşılaşan bir çocuk, ebeveynlerinin yüksek beklentileriyle karşı karşıya olma duygusunu hissederek kaygılanabilir.’Hiç çalışmıyorsun’ yargısıyla yetişen çocuk, kendini yetersiz hissetmenin temelini almış olur. Aslında, öyle demek istemiyorsun’ tanısı koyulan bir çocuk, inanılmama, yanlış anlaşılma, korunmasızlık gibi duygular hissedebilir.’Senin sorumluluğundu; bu işi yapman gerekirdi’ sözleri, suçluluk duygusu, güvenilmeme, sorunu çözmekten aciz olma duyguları yaratabilir. ‘Kotunu giymeyeceksin’ gibi emretme engeliyle karşılaşan çocuk isyankâr davranışlar içine girebilir ve kabullenilmediğini düşünebilir. Korkaklık, uysallık, düşmanlık, küskünlük, kişilere bağımlılık, aşağılık duygusu, umursamazlık gibi kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasına belirli tip iletişim engellerine sıklıkla maruz kalınmasına neden olur. Etkin dinleme becerileri kazanan kişiler iletişim engeli koymamayı öğrenirler. İletişim engelleri koyan kişilerin çevresindekilerle etkili bir iletişim içinde olmalarına imkân yoktur ve çatışma yaşamaya sıklıkla mahkûm olurlar. Etkin dinleme yapabilme ve iletişim engellerine başvurmama, kendi içine bakma cesareti olanların, ancak yaşantılar yoluyla ( anne babayı model alarak yâda danışmanlar yardımıyla) öğrenebileceği becerilerdir.

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM